5 Aralık 2008 Cuma
realite??
Bir onceki yazimda bahsettiklerimi dusunuyorum son zamanlarda. Eger hersey hucrelerimizin hafizasinda kayitli ise, biz zaten bir sekilde biliyorsak basimiza gelecekleri ve sadece istemenin yeterli olacagini, nasil ve daha da onemlisi ne zaman unutuyoruz tum bunlari? Hayat, egitim, cevre mi degistiriyor bakis acimizi? Modern hayat, sosyal duzen surekli birseyleri basarmayi, hep en olmayi bunun icin de deli gibi calismayi, olmayan sey icin daha da daha da israrci ve ac olmayi ogretiyor bize. Sanirim biz de tam iste bu arada kaybediyoruz 'olmayan iste de bir hayir olabilecegini' ve yapmamiz gerekenin durup biraz nedenini sorgulayip ya da hic sorgulamayip (!) isleri oluruna birakmak gerektigi gercegini. Sonra cok basarili, cok piriltili hayatimiz kucucuk bir sey yuzunden darmadagin olabiliyor ve biz sasip kaliyoruz. Sansli olanlarimiz yeniden ogrenmeye/hatirlamaya calisiyor ve baska gozlerle bakabiliyor hayata.. Digerleri ise antidepresanlarla avunup, daracik bir kuyuda biraz isik gorebilmek icin cirpinip duruyor.. Felsefe, din, meditasyon hep bunlar icin var bence. Durup dinleyebilmemiz icin icimizdeki sesi. Dinleyip anlayabilmemiz icin...
Kaydol:
Kayıt Yorumları (Atom)
Blog Listem
Hakkımda
- ic sohbetleri
- The fact is always obvious much too late, but the most singular difference between happiness and joy is that happiness is a solid and joy a liquid. ~J.D. Salinger

Hiç yorum yok:
Yorum Gönder