Tuhaf seyler oluyor yine... Dun ise gelirken yine kulagimda ipod, yeni indirdigim 'eski' sarkilari dinliyordum.. Tam B. Ortacgil ve Teoman 'mavi kus'u soylerken bir anda oluverdi. Otobus, yavasladi, koca govdesi piyano ile ayni ritmi yakaladi ve koca yolda 'mavi kus'a kendi 'kirmizi kus' hali ile eslik etmeye basladi. Saskinlikla etrafima baktim ama herkes sabahin mahmurlugundaydi galiba kimse farketmedi, yok yok, pusetteki bebek anladi:)
Mavi kus sanki bir dustu ve kasla goz arasinda ben de gordum ayni dusu...
Bir baska gun, bu kez eve donerken metroda oldu benzer birsey. Hep sevmisimdir insanlarin yuzlerini incelemeyi. Kucukken, lisedeyken:), insanlarin ellerinden yaptigi isi ve hayatini tahmin etme oyunu oynardim kendi kendime. Sonra, buyuyunce biraz daha dikkatle bakmaya basladim, bu kez yuzlerine. Yuzlerindeki kirisikliklara bakip, o kirisikliklarin anlattiklarini dinlemeye basladim.. Yine boyle bir anda, karsimda oturanlarin cocuk yuzlerini goruverdim. Su adam mesela, ciddi bakislari, takim elbisesi, kirlasmis saclari ve 'onemli' dokumanlarini tutan ellerinde birden merakli cocuk bakislarini gordum. Sonra yaninda oturan, hos zenci kadina takildi gozlerim. Dikkatlice yapilmis makyajindan, elinde simsiki tuttugu cantasina kaydi bakislarim. 'Hello kitty' yaziyordu cantanin uzerinde, o anda dokunup yuzune ' everything is going to be fine baby' demek istedim. Ardindan ayakta duran bir cift ilisti gozume. Adamin olgun bakislari ve kizin muzip gulusleri ile oyalandim biraz. Sonra inecegim duraga yaklastigimi anons etti hep ayni neseli tonla konusan otomatik kadin sesi. Ben kendi cocuklugumu dusundum. Guzel ve mutlu cocuklugumu. Ilginc ama ben hayatimin hicbir donemini yeniden yasamak istemedim simdiye dek. O yuzden hep sevmisimdir dogumgunlerimi. Bulundugum yerden -genelde- memnun, daha cok yuzum ileriye donuk durdum hep. Belki de bu yuzden az 'keske'lerim. Ne guzel.. Cok daha guzel seyler olacak biliyorum, bekliyorum ve umuyorum.. Kendi cocuk yuzumu saklamaya ise hic ugrasmiyorum belki de bu yuzden ozlemiyorum cocuklugumu..
Zaten hep yanimda tasiyorum!
24 Şubat 2009 Salı
Ders
2 hafta once yoga yapiyorduk pazar sabahi. Sabah olmasindan mi yoksa mevsimden mi bilemem ama biraz tutuktum dogrusu. Ozellikle esneme hareketlerini yaparken uzun zamandir ilk kez zorlandim. Sanirim bu da yuzume biraz mutsuz bir ifade ile yansidi. Bunu farkeden yoga hocam 'iyi misin' diye sordu. 'Biraz tutugum bugun' dedim. 'Sahi mi, aslina bakarsan nefesin uzun zamandir ilk kez bu kadar dogru' dedi!
Simdi bundan cikarilacak kisa vadeli, kisisel ders: Bir seyleri nasilsa yapabiliyorum diye dusunmeden yapinca pek de dogru olmayabilir, ancak butun dikkatimizi yaptigimiz ise verdigimizde yaptigimiz is en dogrusu oluyor.
Uzun vadede ise; tam da yapamadigimiz -basaramadigimizi- dusundugumuzde birseyleri belki de yapabildigimizin en iyisini yapiyoruzdur??!
Simdi bundan cikarilacak kisa vadeli, kisisel ders: Bir seyleri nasilsa yapabiliyorum diye dusunmeden yapinca pek de dogru olmayabilir, ancak butun dikkatimizi yaptigimiz ise verdigimizde yaptigimiz is en dogrusu oluyor.
Uzun vadede ise; tam da yapamadigimiz -basaramadigimizi- dusundugumuzde birseyleri belki de yapabildigimizin en iyisini yapiyoruzdur??!
13 Şubat 2009 Cuma
Gunun anlam ve onemine dair:

Dostlarimi dusundum bugun, insan ailesini secemiyor -belki de seciyoruzdur??- ama dostlari bir sure sonra ailesi oluyor. Ben sansliyim, ailemi de dostlarimi da iyi secmisim.. Iyi ki varsiniz!
Biraz once cok eski bir dostumdan gelen bu ileti, bunu okuyanlara gitsin:)
Sevgilisi olanın olmayanın,
Olup da yok gibi olanın,
Yok da var gibi olanın,
Olmayıp çok isteyenin,
Oluyo da noluyo diyenin,
Oldugu için çok mutlu olanın,
Olmadıgı için çok mutlu olanın,
Onsuz olamayanın,
Onunla hiç olamayanın,
Herseye ragmen yüreginde her daim aska yer olanın…
O zaman kısacası herkesin sevgililer günü kutlu olsun.
Sevgi hep sizinle olsun, yüreginizde aska hep yer olsun.
Sarkilardan fal tuttum
Ipod'umdaki sarkilar sanki hayatimin bir ozeti.. Arada gunluk/aylik gecici sarkilar girip cikiyor ama 'demirbas' sarkilarim hep ayni. Ne zaman yeniden dinlesem, mesela 10 yil once dinledigim sarkiyi, 10 yil once yeniden canlaniyor gozumun onunde. Neredeyse ayni seyleri hissedebiliyorum, yok simdi bunun bilimsel nedenlerine girmeyecegim:)
Bu sabah da oyle oldu iste, once Teoman' her zaman kaybettik senle ben' dedi, ben bu sarkinin hayatimdaki yerini dusunurken bir anda 'sevdim seni 1 kere, baskasini sevemem' calmaya basladi. Yaptigim hatalara, verdigim kararlara, simdi durdugum yere ve en onemlisi birlikte yurudugum 'oteki yarim'a sukrettim. Butun pembe isiklari gonderirken icimden O'na, Muzzeyyen Senar 'benzemez kimse sana' diyordu:)
Bu sabah da oyle oldu iste, once Teoman' her zaman kaybettik senle ben' dedi, ben bu sarkinin hayatimdaki yerini dusunurken bir anda 'sevdim seni 1 kere, baskasini sevemem' calmaya basladi. Yaptigim hatalara, verdigim kararlara, simdi durdugum yere ve en onemlisi birlikte yurudugum 'oteki yarim'a sukrettim. Butun pembe isiklari gonderirken icimden O'na, Muzzeyyen Senar 'benzemez kimse sana' diyordu:)
Dokunus..
Bu aralar cok ilginc bir kitap okuyorum, okudukca daha da motive olup, heyecanlaniyorum. Bir bolum mesela DNA'ya ayrilmis:
2003 ve 2005 yillarinda arastirmacilar cok basit bir deney yapmislar. Sican yavrularini gunde, sadece 15dk kadar nazikce oksamislar. Bunun sonucunda sadece 1 hafta sonra, bellek ve mental yetileri ile ilgili spesifik genlerde aktivasyon saptamislar. Stress ile basedebilme de gelismis.
Gunde sadece 15dk!!
1995 yilinda yapilan bir diger calismada ise, 'anne' dokunusundan uzak olmanin etkilerine bakilmis sican yavrularinda. Hucrelerin, organlarin gelismesi icin son derece onemli bir buyume hormonunun azaldigi gorulmus. ODC (ornithine decarboxylase) adi verilen gene bakilmis bu kez. Ardindan sadece 10-15 dk kadar anne sicandan uzak tutulan sicanlarda yeniden bu gen seviyesi olculmus ve % 40 dusus saptanmis! Sadece 15 dk'da % 40!
Sevgi buyumeyi tesvik ederken, korku baskiliyor.. Bu veriler sadece belli genlerdeki degisimlere dayaniyor elbet. Hayatimizin yapitasi DNA'yi bu kadar etkileyebilen 'dokunus' baska ne mucizelere yolacabilir bir dusunmek lazim...
Not: Surada benzer bir yazi var:
http://uk.blog.360.yahoo.com/blog-QaGRnn4hdKgvVDpgAwZbbg--?cq=1
2003 ve 2005 yillarinda arastirmacilar cok basit bir deney yapmislar. Sican yavrularini gunde, sadece 15dk kadar nazikce oksamislar. Bunun sonucunda sadece 1 hafta sonra, bellek ve mental yetileri ile ilgili spesifik genlerde aktivasyon saptamislar. Stress ile basedebilme de gelismis.
Gunde sadece 15dk!!
1995 yilinda yapilan bir diger calismada ise, 'anne' dokunusundan uzak olmanin etkilerine bakilmis sican yavrularinda. Hucrelerin, organlarin gelismesi icin son derece onemli bir buyume hormonunun azaldigi gorulmus. ODC (ornithine decarboxylase) adi verilen gene bakilmis bu kez. Ardindan sadece 10-15 dk kadar anne sicandan uzak tutulan sicanlarda yeniden bu gen seviyesi olculmus ve % 40 dusus saptanmis! Sadece 15 dk'da % 40!
Sevgi buyumeyi tesvik ederken, korku baskiliyor.. Bu veriler sadece belli genlerdeki degisimlere dayaniyor elbet. Hayatimizin yapitasi DNA'yi bu kadar etkileyebilen 'dokunus' baska ne mucizelere yolacabilir bir dusunmek lazim...
Not: Surada benzer bir yazi var:
http://uk.blog.360.yahoo.com/blog-QaGRnn4hdKgvVDpgAwZbbg--?cq=1
11 Şubat 2009 Çarşamba
yabanarisi ve hayat bilgisi
*'Aerodynamically, a bumble bee shouldn't be able to fly, it doesn't know that'
Bunu okudum gecenlerde bir yerde.. Hala hem gulumsuyorum, hem de dusunuyorum uzerinde..
*Aerodinamik kurallarina gore yabanarilarinin ucamamasi gerekir ama yabanarilari bunu bilmiyor'
Bunu okudum gecenlerde bir yerde.. Hala hem gulumsuyorum, hem de dusunuyorum uzerinde..
*Aerodinamik kurallarina gore yabanarilarinin ucamamasi gerekir ama yabanarilari bunu bilmiyor'
6 Şubat 2009 Cuma
Kara basma iz olur

Neden kucuk buyuk hepimiz, karda yururken kimsenin ayak izi olmayan yerlerden gitmek isteriz? Bir sure sonra 'su' ya da 'camur' olup, yok olacak ayak izimizi neden birakmak cabasi var icimizde? Tuhaf, bir sureligine bile yeni yollar bulmaya calismamiza ragmen cogumuz risk al-a-madan, daha once yurunmus yollari seciyoruz hayatimizda..
4 Şubat 2009 Çarşamba
Son zamanlarda;

evde boya yaptim. Boyalarla oynamak iyi geldi. Dikkatimi cok da anlamadigim birseye vermek kafami bosaltti. Bu odayi boyamak icin rakiplerinden biraz daha pahali oldugundan ama daha cok kendi magazasinda satildigindan, pek fazla kullanilmayan bir boya secmis -rengine verilen ad hosuma gitmisti- ve 1 yil once almistim. Cesitli nedenler yuzunden bu oda bir turlu boyanamamisti. Kalan 1-2 gunluk izinimi ay sonuna kadar kullanmam gerektigi bildirilince, ben de bari boya yapayim dedim:) Buyuk bir hevesle basladim boyamaya; o da ne! Inanilmaz ama odanin eski renginin aynisini almisim!! Biraz sasirdim, cokca guldum bu duruma. Pek buyuk 1 degisiklik gorunmese de, eskisinden daha temiz oldu en azindan. Duvarin alt yarisini ben de sariya boyadim, boylece oda degisti biraz daha..
Hic beklenmedik bir bicimde cok ama cok kar yagdi sonra! Cocuklardan daha cok sevindim galiba bu duruma. Gozumun onune karli cocukluk fotograflarim geldi. Birinde, sanirim 80lerin ortasiydi, butun apartman kartopu oynuyorduk. Sonra babamla uzaktaki firina ekmek almaya gidiyorduk, bakkallar kapali olurdu o zaman.
Bir digerinde, sanirim daha buyuktum, yine cok karli birgunde babam, kardesim ve ben variz. O zamanlar cok yeni olan uzeri cikulata kapli biskivulerden almisiz, disarida oynadiktan sonra iceride bu biskuvileri yiyip isiniyoruz..
Bir baskasinda, karda teyzemle yuruyoruz, anneannem zor izin vermis disari cikmama, hasta olurum diye, ama ben bayiliyorum bu karli havaya..
Bunlar gibi guzel, mutlu cocukluk kareleri var iste aklimda.. Oteki yarimla ben bu yasimizin karli havasinin tadini cikardik elbet. Yuruduk, kostuk, bol bol fotograf cektik ve cok eglendik. Bu beklenmedik gun, bir baska mutlu kar karesi olarak beynime, hafizama yerlesti.
Sabahlari ise gelirken dinledigim ipod'uma yeni sarkilar ve birkac sesli kitap yukledim. Bu ara yeni eglencem, sabah sabah cikan sarkiya gore gunun falina bakmak:) Dun, motive edici konusmalardan biri vardi mesela sirada, ardindan, guzel sesli konusmaci derin 1 nefes alip bir sonraki bolum icin anonsunu yapti veee N.Oncel en komik sarkilarindan birini soylemeye basladi. Ben de gulmeye basladim tabii. Yakinda bu kendi kendime gulmelerim yuzunden adim iyiden iyiye deliye cikacak!
Mantikli
Tuhaf seyler oluyor son zamanlarda.. Once kucuk bir is icin fiyat aldigim aslinda begendigim ama sonrasinda baskasi ile anlastigim adam surekli bana txt gondermeye basladi. Neden isi ona vermedigimi sorgulamakla baslayip, sonunda vaktini aldigim icin para istemeye kadar giden mesajlar. Ilk birkac gun muhatap olmadim sonra devam edince cok sinirlendim, hadi itiraf edeyim biraz da korktum. Sonunda buna cevap vermem gerektigini dusunerek ben de ona yazdim. Kararli ve acikca! Son 1 mesaj daha geldi ve bitti..
Ardindan iste buna benzer birsey yasadim hem de ayni hafta! Patronum benden 2 kisinin isini yapmami ve hatta bunu hep yapmami istedi. Cok uzuldum, sinirlendim, neredeyse istifa edecektim. Neyseki tum bunlar e-mail yolu ile oldu o yuzden duygularimi bir kenara birakip, sakinlesip, bir daha okuyarak gonderdim dusuncelerimi ve kararimi. Birkac e-mailden sonra patronum, daha fazla ustume gelirse ikimiz icinde bunun zararla bitecegini anlamis olmali ki kabul etti kararimi. Tam olarak bunu dile getirmese de baska seyler hakkinda haberlesmeye basladik son zamanlarda..
Farkli gorunen ama ayni iki olay.. Once ikiside cok uzdu, hatta havlu attirdi ama neyseki serin durarak ve mantigi elden birakmayarak cozulduler, en azindan simdilik..
Kendime kocaman 1 aferin dedim:)
Haftanin dersi: 'sakin ol, derin nefes al ve ani kararlar verme'
Ardindan iste buna benzer birsey yasadim hem de ayni hafta! Patronum benden 2 kisinin isini yapmami ve hatta bunu hep yapmami istedi. Cok uzuldum, sinirlendim, neredeyse istifa edecektim. Neyseki tum bunlar e-mail yolu ile oldu o yuzden duygularimi bir kenara birakip, sakinlesip, bir daha okuyarak gonderdim dusuncelerimi ve kararimi. Birkac e-mailden sonra patronum, daha fazla ustume gelirse ikimiz icinde bunun zararla bitecegini anlamis olmali ki kabul etti kararimi. Tam olarak bunu dile getirmese de baska seyler hakkinda haberlesmeye basladik son zamanlarda..
Farkli gorunen ama ayni iki olay.. Once ikiside cok uzdu, hatta havlu attirdi ama neyseki serin durarak ve mantigi elden birakmayarak cozulduler, en azindan simdilik..
Kendime kocaman 1 aferin dedim:)
Haftanin dersi: 'sakin ol, derin nefes al ve ani kararlar verme'
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)
Blog Listem
Hakkımda
- ic sohbetleri
- The fact is always obvious much too late, but the most singular difference between happiness and joy is that happiness is a solid and joy a liquid. ~J.D. Salinger
