Bu aralar 4 gozle bahari bekliyorum. Gunes bize bulutlarin arasindan 'nanik' yapip yine uyumaya gidiyor. Tam cicekler acti, gunler uzadi, hava da duzeliyor galiba derken yine ruzgar, yagmur, soguk. Yok yanlis anlasilmasin, severim ben, annemin deyimiyle, 'puslu' havalari ama icimde bahar coskusu varken bu aralar, istiyorum ki disarisi da uysun buna.
Yine havalari sucluyorum, ama cok zorlaniyorum son zamanlarda yataktan kalkmakta. Gec yatiyorum, bir suru sey oluyor hayatimda ve ben bunlardan cok mutluyum ama su sabah erkenden kalkmak yok mu! Yeni aslinda bana bu sabah kalkamama durumlari. Sabah erkenden uyanmayi, hemen yataktan kalkip kosturmayi sevdim aslinda hep ben. Su siralar cok yorgunum sabahlari, neredeyse aksamkinden daha yorgun. Sabah alarmi, radyonun klasik muzik kanali. Acaba diyorum degistirsem muzigi ise yarar mi? Aklimdaki birkac aday:
* Gripin'in 'hadi kalk hadi kalk uyaaaan, dinle beni gec olmadan' diye baslayip giden akustik sarkisi. Tehlikesi sarkinin 'gittik, gorduk, geldik yolar yalan' diye de bir de-motive edici bolumu olmasi:)
* Sebnem Ferah'tan 'sil bastan', hani her sabah yeni baslar ya hayat.. Ama biraz yavas basliyor sarki, buyuk ihtimalle ben ruya goruyor olabilirim nakarata ulasildiginda:)
* Yoksa, Pavarotti, Bryan Adams, Andrea Bocelli'den 'all for love' mi iyi gider?
Yok, yok buldum galiba en iyisi M Sandal'dan 'kiz seni alan yasadi' ile uyanmak:) Kendini begenmis mi, kim ben mi????
5 Mart 2009 Perşembe
Kaydol:
Kayıt Yorumları (Atom)
Blog Listem
Blog Arşivi
Hakkımda
- ic sohbetleri
- The fact is always obvious much too late, but the most singular difference between happiness and joy is that happiness is a solid and joy a liquid. ~J.D. Salinger

Hiç yorum yok:
Yorum Gönder