Gecen gun, ise gelirken sabah, biraz gec kaldim. Daha dogrusu her zamanki 'yol arkadaslarim' ile ayni metroya yetisemedim. Her zamanki yerime oturdum ve yeni yoldaslarimi incelemeye koyuldum. Tam karsimdaki koltugun yaninda orta yasin uzerinde, uyuklayan bir adam vardi. Kulaginda da kulakliklar, ama kafasini tutunmak icin kullanilan demire dayamis, uyuyordu iste. Bir durak sonra biri daha katildi aramiza ve karsimdaki koltuga, uyuyanin yanina oturdu. Uyuklayan adam ne kadar yorgun, bezgin gorunuyorsa bu yeni, genc, yakisikli, motosiklet montlu, hafif uzun sacli, bakimli, guzel giyimli ve yine kulaginda kulaklikli yolcu o kadar zittiydi komsununun. Sadece ben degil herkes dondu bakti aramiza katildiginda:) Birkac durak gitmistik ki, bu arada uyuklayan kahramanimiz arada gozlerini aralayip kontrol ediyordu hangi istasyonda oldugumuzu, tren bir sure durdu. Durunca, motorun sesi de kesildi. Boylece, bu 20-30sn lik sessizlikte butun diger sesler duyulur oldu. Uyuklayan kahramanin kulakliklarindan disari tasan muzigin sesi de! Iste o anda herkes saskin gozlerini yari-uykulu kahramanimiza cevirdi, son derece yuksek bir volumde heavy-metal/punk karisimi dinleyip uyuyabilen bu muthesem adama! Ama en cok da komsusunun yuzundeki saskin ifade gorulmeye degerdi. Ben hemen gazetemle yuzumu gizledim tabii, bu harika andan aldigim zevk gorunmesin diye..
Simdi yazdiklarimi okudum da, aklima geldi. S Ferah ya da Pink bagirirken kulagimda benim hakkimda ne dusunuyordur acaba insanlar? Dusuncesi bile eglenceli:)
Dinledigin muzik/dusuncelerin/hayata bakisin ile dis gorunusunun neden ortusmesi gereksin ki?
5 Mart 2009 Perşembe
Kaydol:
Kayıt Yorumları (Atom)
Blog Listem
Blog Arşivi
Hakkımda
- ic sohbetleri
- The fact is always obvious much too late, but the most singular difference between happiness and joy is that happiness is a solid and joy a liquid. ~J.D. Salinger

Hiç yorum yok:
Yorum Gönder