29 Nisan 2009 Çarşamba

flatline

aslinda gecen hafta anlamistim durumu ama 'iyi' dusunmeye devam ettim. once ct kisa sureli, sonra dun sabah daha kesin emin oldum flatline'i gorunce. ardindan bir umut daha dogdu, hani elektrosok verilince kalp atmaya baslar ya yine, biraz cilizdi ama oradaydi iste. bugun aksam uzeri flatline kesinlesti. simdi icimde 2 kisi surekli konusuyor, birbirlerini hic dinlemiyorlar. biri 'yeter, cok yoruldum artik, olmuyorsa belki 1 anlami var, birakalim artik' diyor, oteki bir sonraki macera icin gunleri sayiyor.. bense tum perdeleri kapatip biraz uyumak istiyorum. uyandigimda hersey yine guzel olsun, yine cicekler dolsun bahcem...
bu film de boyle bittii.. bu da 'end of this chapter' olsun..

28 Nisan 2009 Salı

action action!

bugun hayatimi aksiyon filmi tadinda yasiyorum. bir an 'dogru' olduguna kesin inandigim bir sonraki an supeheye dusuruyor ve surekli birileri baska yonlere cekiyor dikkatimi.. filmin devami ya da sonu daha bellid egil ama ben suprizli guzel 1 son daha da iyisi 'to be continued' yazisi bekliyorum:)

25 Nisan 2009 Cumartesi

basliksiz

durduk yerde canimi acittim bugun. halbuki ne kadar umutlu, mutluydum son gunlerde.. bakalim gercekten 'durduk' yerde miymis canimin acisi yoksa biraz gereksiz evham mi.. gorecegiz...

19 Nisan 2009 Pazar

Bugun pazar..

Hava guzel, ayaklarimi uzatmis icime cekiyorum acik kapidan sizan cimen kokusunu. "oteki yarim' cimleri kesiyor arka bahcede. Derin bir defes daha aliyorum ve 'mutluluk bu iste' diyorum, icimde umutlar, disarida hafif bir esinti ve gunesli bir ogleden sonra.. Bugun pazar.. Sevmezdim eskiden hic pazarlari, galiba ogrendim artik hergune ayri ayri minnet duymayi.. Bugun pazar ve huzur var havada..

17 Nisan 2009 Cuma

Yarin

yarin buyuk gun benim icin, Bir baslangic belki de. Yani oyle olmasini umuyorum. Cokca heyecanli biraz da endiseliyim. Uzun zamandir cikmak istedigim bir yolculugun onemli adimlarindan biri. Kafamin icinden kotu senaryolar geciyor ama yeni ogretilerim notrluyor kaygilarimi. Iyi seyler olacak diyorlar, sen devam et iyi dusunmeye. Mutlu son istiyorsan mutlu bir yolculuk yapmalisin, unutma!

Simdi derin bir nefes alip, disari vermeli endiseleri. Guzel ruyalar gormeli ki guzel olsun gunum!

"What is now proved was once only imagine'd."
W. Blake

14 Nisan 2009 Salı

laleler acti


senin icin, benim icin, hepimiz icin actilar laleler...

6 Nisan 2009 Pazartesi

Marti

Bahar cigliklarimin ardindan bir ruzgar esti ve biraz karistirdi hayatimi. O yuzden yazamadim bir suredir.

Gecen haftasonu icin, 'oteki yarimla' bir kacamak planlamistik coktandir. Cok uzak olmayan ama bizi gunluk telaslarimizdan uzaklastiracak bir haftasonu.. O hafta iyi/kotu bir suru supriz, bir suru sey oldu. Cuma gunu, daha baslamadan 'sakinlestirici' kampimiz ben nefes alamaz hale gelmistim bile. Kalacagimiz otele yerlestik, sonra hemen 'sehir' kiyafetlerimizi cikardik ve spor salonuna kostuk. Heryeri aynalarla kapli salonda once kosu bandina ciktim. Yavas yavas basladim yurumeye.. Once karsimda duran kendime baktim yururken, sonra diger yansimalarima takildi gozum. Farkettim ki sadece karsiya bakiyorum yururken, belki biraz da yukariya ama baska yonlere degil. Bunun uzerine, yandan, arkadan, karsidan, kisaca her yonden baktim kendime. Sonra, aynada yansiyan gozlerimin icine diktim gozlerimi, bantin hizini arttirdi parmaklarim. Kafamdakiler uzerinde hizla yurudugum banta akti sabirsizca, ben gozlerim karsimdaki gozlerime dikilmis, hepsinin uzerinden yurudum gectim. Bant akti, butun endiseler geride kaldi, adimlarim hizlandi, gozlerimdeki isik belirginlesti..
Ertesi gun icin planimiz yeni acilan spa'ya gitmekti. En ustteki acik havuza attik kendimizi. Disarisi 5 derece kadar, soguk sayilabilecek bir isida, biz ise 40 derece suyun icinde, sehrin muhtesem manzarasina bakip sohbet ederken bir anda O'nu gordum. Marti'yi. Sessizce geldi, havlularin uzerini kapayan kucuk catiya kondu. Ne zamandi tam hatirlamiyorum ama Jonathan Livingston ile tanistigimdan beri ayri bir yeri var martilarin hayatimda. Copleri yemekten mutasyona ugramis Istanbul martilari da hep arkadasim olmuslardi. Bu, denize en az 1 saat uzakliktaki tarihi sehirde O'nu gormek biraz sasirtti once, sonra gulumsetti.. Biliyorum, O arada sirada boyle gelir beni gormeye. Ilk bu ulkeye yerlestigimizde, kendimi cok yalniz hissetigim zamanlarda Ankara'daki martilar uzerine bir yazi okumustum, o zaman uzulmustum biraz. Ankara'da marti olmasini, balik pazarina mal tasiyan kamyonlarin pesine dusmeleri sonra da 'karin tokluguna' bu kentte kalmalari ile acikliyordu yazi biraz daha romantik bir dille. Kendimi o martilar gibi hissetmistim, karin tokluguna degil ama hayallerimi gerceklestirmeye gelmistim ben de bu 'deniz'siz sehre.

Ama sonradan anladim ve artik biliyorum ki:
'Bütün martıların amacı uçmak değil yemek bulmaktır; ama Jonathan'ın amacı uçmak ve yeni şeyler öğrenmektir'

Tum Jonathan'lara selam olsun!

Blog Listem

Powered By Blogger

Hakkımda

Fotoğrafım
The fact is always obvious much too late, but the most singular difference between happiness and joy is that happiness is a solid and joy a liquid. ~J.D. Salinger