8 Ağustos 2009 Cumartesi

dingin bir sabah

Bahceye ciktim biraz once. Hic aklimda yokken, biraz oturup cimlere nefes calismak geldi icimden. Kapadim gozlerimi, lotus pozisyonunda oturdum ve derin derin nefes almaya basladim. Her biri bir oncekinden daha yavas, verdim sonra geriye. Her aldigim nefesle gozumun onunde baska bir renk beliriverdi, her verdigim nefesle dalga dalga kayboldu sonra. Dalgalar yavasladi, renkler durdu, hersey beyaz oldu. Icimde duran nefes ses olarak cikti bu kez. Acele etmedim, biraktim kendi sesimin tinisi rahatlatsin bedenimi, ruhumu.. Bahcede asili, yeni yikanmis camasirlarin kokusu, ruzgarin getirdigi cicek ve cim kokusuna karisti, ben devam ettim nefes almaya. Komsu evlerden birinden bir saksafon sesi karisti havaya, durdum ve dinledim. Sonra biraktim kendi ritmi ile nefes alsin vucudum, ben kaldigim yerden devam ettim hayata.

Hiç yorum yok:

Blog Listem

Powered By Blogger

Hakkımda

Fotoğrafım
The fact is always obvious much too late, but the most singular difference between happiness and joy is that happiness is a solid and joy a liquid. ~J.D. Salinger