27 Temmuz 2009 Pazartesi

su ve tuz

Sandim ki sular durulunca taslar yerine oturur. Boylece dalgalar durur ve anlarim nerede durdugumu. Ama sonra farkettim ki butun is deniz suyunun icindeki tuz olabilmekte. Ayni tuz gibi karismakta, erimekte suyun icinde, 1 olmakta. Hem anlayacak ne var ki, zaten ne hissediyorsan o anda, o iste hayatinin ozeti...

9 Temmuz 2009 Perşembe

Ozet


Dingin, sakin, bazen heyecanli, biraz stresli gunler gecirdim. Tatil de sayilabileeck, sinav da denebilecek turden bir zaman dilimi...

Ailemin, dostlarimin oldugu 'evime' gittim. Gecen seferkinden cok farkliydi ama bu kez hersey. Galiba ben farkliydim, belki de bu yuzden. Annemle sakin gunler gecirdik once, benim cok calismam lazimdi yine. Yine vaktim yoktu disari cikmaya, zaten cok sicak vardi disarida, bir de karmasa. Sonra, hayatimin 2 farkli doneminde onemli yer tutan 2 arkadasimin o zamanlar oturdugu sokaga her aksam bir is icin gitmem gerekti. Sanki tarihte yolculuk yapiyormusum gibi geldi. Ne cok zaman gecmis o sokaga girmeyeli ben. Halbuki ne kadar da yakinimizda.. Agir agir yurudum bildik kaldirimlarinda ve animsadim kendi kisisel tarihimi. Bi terzi dukkani gordum mesela sokakta, var miydi acaba eskiden de bilemedim. Saat 9:00 olmus ama o hala calisiyordu iceride, caminda ise Clive Owen siyah takim elbisesiyle bakiyordu gelen gecene. 'Acaba' dedim, 'bilse ne dusunurdu C. Owen bir sokak arasi terzisinin idolu oldugunu'.. Gulumsedim ve devam ettim yoluma..

Ne zamandir sokakta basibos gezen kedi/kopek gormemisim, gorunce sasirdim biraz. Ama en cok buna sasirmama sasirdim. Kedilere gulumsedim, bir donemecin kosesinde aksam yemegini yiyen mahallenin kopegi ile goz goze gelip selamlastik. Ben yine gulumsedim. Buyuk ihtimalle sokagin diger sakinleri beni deli sandi, uzaydan gelmiscesine sasirdigim icin her detaya, ben yine gulumsedim.

Sonra gecen sefer beni pek hos karsilamayan sehre gittim yine. Dedim ya farkliydi bu kez hersey/herkes. Yillar once bir toplantida tanistigim, son zamanlarda bir is icin haberlestigimiz ama cok da tanimadigim bir arkadasim evini, dahasi kalbini acti. Sastik, ne cok aynilik varmis hayatimizda, meger, turk filmi tadinda soylersek, 'kader arkadasiymisiz'. Kisa zamanda cok uzun yillar gecirmiscesine dost olduk, hem de en yakinindan. Ertesi gunku sinav iyi gecti tabii ve sanirim girilebilecek en son sinav da boylece bitti!

Ardindan bir diger yolculuk icin 'start' verildi. Ben sakin durmayi, sabretmeyi pratige gecirmeye calistim hep. Uzun zamandir gormedigim bir diger dostum, okudugum kitap, etrafimda olan biten hep yardim etti bu surece. Hatta annemin caydanligi ile bile iyi gecinir olduk:) Annemin kucuk 1 caydanligi var, eger benim gibi acele ederseniz her yere cay dokebilirsiniz bardaga cay koymak yerine. 2 haftanin sonunda, caydanligin dilinden anlayan, etrafa dokmeden cay koyabilen biri olmam benim icin buyuk zafer oldu elbet. Isin sirri acele etmemekmis, ogrendim.

Bir suru yavrusu olmus bir kedi gordum sonra, onlara sut birakan iyi insanlar, martilar gordum bol bol, bizim bahcedeki kedilerin yemeklerinden beslenen, cokca sarildim sevdiklerime, annemle bakistik, anlastik, bazen tartistik. Artik 'aksim' demeye karar verdigim 'oteki yarim' gelince sehri yeniden kesfe ciktik birlikte. Hic saat takmadim, bir yerlere kosturmadim, Alice'in hikayesindeki tavsan rolunden istifa ettim. Sehrin en islek caddesinde otururken bir restaurantta, minik sercenin tabagimdaki pilavi masaya dokup, yemesini izledim sessizce, suratimda asili gulumsemeyle.

Bugun onemli bir gun. Uzun zamandir cikmak istedigimiz yolculuk icin sahiden yola girdigimizi isaret eden cok onemli bir gun. Umarim biraz daha ileriye gittikce tabelalar daha da netlesir. Simdi biraz erken konusmak icin ama biz 'aksim'le ciktik bir kere yola. Umuyorum bu kez farkli olacak hersey. Umarim yollar bizi birbirinden guzel manzaralarla karsilayacak.

Dedim ya bu kez farkli hersey, ben farkliyim cunku!

Simdi kutlama zamani. Yasadigim 'evime' dondugumden beri girdigim sinavin onemini, neye yaradigini bile anlamadiklari halde hep beni destekleyen dostlarim gunler/geceler planlamislar benim icin. Ne mutlu bana.. Ne mutlu boyle dostlarim oldugu icin. Ben sinav gecmemden cok durdugumuz yeri kutluyorum ama, hayatimda olduklari icin ve hayatimda olanlar icin sukrederek her anima..

Not. Foto penwrep'e aittir.

4 Haziran 2009 Perşembe

gitme(k)

cekip gidesim var bugun. herseyden, herkesten cekip gidesim. birkac parca esyayla bi de kocami alip gitmek istiyor canim. nereye oldugunun pek onemi yok. onemli olan 'gitmek' eylemi.. 2 saat sonra eve gidicem ve sanirim bununla yetinecegim;)

31 Mayıs 2009 Pazar

...

Hava guzeldi, cok guzeldi dun. Bahcede oturduk biraz, Once nostral breathing, ardindan cleansing breathing, sonra bridge ve wheel. Nefesim acildi hemen. Derin derin icime cektim havayi, yavasca disari verdim sonra. Acele etmemeye gayret ettim, Alice in wonderland'deki tavsan ne kadar acele etmeden durabilirse o kadar.. Ben kendimi hep o tavsana benzetmisimdir, hep kosturan yine de bir yerlere gec kalan, anlatirim baska zaman...

Bugun de guzel hava. Pek guneste duramiyorum ama biraz once ciktim bahceye. Yeni kesilen cimlerin tazeleyen kokusu, birbiri ardina acan sarmasik gullerinin baygin kokularina karismis, doya doya kokladim. Sonra butun bahceyi suladim, kendi yarattigim gokkusagi ile keyiflendim. Gecen sene yildirim carptiktan sonra birden bu sene uzeri meyva dolmus incir agacinin, gulumsedim. Biraz 'sok' aklini basina getirmis belli ki, kendime bakip son zamanlardaki soklardan payima duseni aldigima emin oldum, biraz daha su verdim sonra ona. Eve bu kadar yakin olmasi iyi degil, kesin gitsin diyenlere inat hem de!

29 Mayıs 2009 Cuma

Dun

aksam gidemedim, vakti gelmemis demek daha..

Sabahlari 5:30 da kalkmaya basladim, gun daha uzun oluyor cok iyi de butun gun yorgun hissediyorum kendimi. Ustelik bugun hava sicak ve gunlerden cuma. Bir golgelik bulsam kivriliverecegim, serin yeri hemen bulup uyuklayan yaz tembeli kopecikler gibi..

Yine seyahat planlari, yine ayni sinava 2. giris stresi ve daha da onemlisi yeni 'macera' hazirligi.. Hem ailemi, koklerimin, dostlarimin oldugu evimi ozledim hem de o karmasa, kargasa simdiden gozumu korkutuyor. Yine nefes almakta zorlaniyorum kisacasi..

Dun eve donerken yine sarkilardan 'fal' tuttum, cikan sarki manidardi:)

''....
And if there is some kind of god
do you think he's pleased
When he looks down on us
I wonder what he sees
Do you think he'd think the things we do are a waste of time
Maybe he'd think we are getting on just fine
...'

26 Mayıs 2009 Salı

Ozet: B'ye ve tabii kendime..

Degisik ve dingin bir haftasonu gecirdik. Hava guzel, yanimda dostlar ve elimi tutan 'oteki yarim', daha ne isterim -tamam tamam cok istedigim 1 sey daha var, kabul:)-!!

Pazar gunu su gitmeyi planladigimiz festivale gittik. Dogrusu ne bekledigimi pek bilmiyorum ama biraz hayalkirikligina ugradim. Galiba biraz daha 'derine' dokunan seyler gormeyi, yoga ile ilgili ayrintilar bulmayi, meditasyon teknikleri falan bekliyordum. Sabah vardigimizda, hizlica dolastik standlari. Herkes degisik sekillerde ayni seyi vaad ediyordu, healing yani tedavi etmeyi!

Bakindigimiz standlardan biri yakaladi bizi, hos bir Hintli kadin ogretilerinden bahsetmeye basladi. Elindeki kagitta 2 foto vardi, biri kendi ustalarinin digeri de Isa'nin.. Sonra bir adam denememiz icin ogretilerini bizi yanina oturttu. Yapmamiz gereken basitti. Ra Raez yani 'ustalari'nin adini gozlerini kapatip tekrarlamak gerekiyordu. Denedik. 1-2 dakika sonra sordular kalp atislarimizin bu ritmle atip atmadigini, dogrusu bende hicbir degisiklik olmadi. 'Oteki yarim' ise kafasinin arka kisminda sicaklik ve rahatlama hissettigini soyledi. Ben cok etkileyici bulmadim elbette bu tecrubeyi. Istedigin bir kelimeyi bir sure tekrarlarsan yine ayni sonucu alirsin. Onemli olan rahatlayabilmek ve focus olmak.

Sonra, 30dklik bir meditasyon seansina dahil olmaya karar verdik ve gidip yerimizi aldik. Her yastan 20-25 kadar kadinli, erkekli bir grup olarak birbirimizi suzduk once. Ardindan, Tamara geldi. Biraz sasirdim dogrusu. Tamara, 50lerinin ortalarinda dunya sekeri, ev hanimi kilikli bir japon hanimdi cunku. Farkindayim, on yargilarim ortaya cikti bu cumlemle ama gercektende asagida, standlarda duran o mistik tiplerin yaninda biraz suslu bluzu ve bej pantolonu ile cok siradan, boylece son derece sira disi gorunuyordu Tamara. Kendi dilinde verdigi direktiflerini tercumani sayesinde anlayip uygulamaya basladik hemen. Gozlerimizi kapatip, merdiven hayal ettik once. Sonra, kac yasindaysak o kadar basamak koyduk merdivene. Ardindan, yavas yavas basamaklari cikmaya basladik. Tamara, hangi basamagi yani hangi yili cikmakta zorlandigimizi sordu. Burada durmamizi ekledi. Bunlar olurken, aramizda dolasip, bize dokunmaya ve affirmation lar soylemeye basladi. Kisisel tarihimin merdivenlerinden cikarken son 3 yilda duraksadim ben. Ondan once de elbet uzuldugum seyler, hayalkirikliklarim olmustu ama galiba bu kez benim dahilim ol-a-mayan birsey yasadigim icin bu ilk kez bu kadar caresiz hissediyorum kendimi. Tam bunlari dusunurken ben, omuzumdaki ellerin sicakligini hissettim, 'sen onemlisin' diyordu Tamara, duydum. Bir sure sonra actik gozlerimizi ve animsadigimizdan emin olduktan sonra sozlerini 2. denemeye gectik. Dogrusu ben oldukca zorlandim gozlerim kapali, oturmaya calismaktan. Gormek isterim ben butun olanlari, kipirdamadan oturamam da ustelik. Bu yuzden hep zorlanirim meditasyon yapa-r(maz)ken.

Bu kez, yine gozlerimiz kapali, yuvarlak bir masa gormemiz istendi. Sonra uzerine siyah bir masa ortusu ortmemiz. Tamara, masa ortusunun ne tur bir kumastan yapildigini anlamamizi isterken ben bir suru kumasi deniyordum bile. Ayrinti olmasi gereken bir durumda ben kumasin cinsine takildigimdan asil noktayi kacirdim biraz. Masanin uzerinde en cok ihtiyacimiz olan seyi dusunerek birsey gormeliydik. En cok ihtiyacim olan seyin, son yilarda en cok ugras verdigim sey oldugunu dusundugumden gordugum oldukca manipulatifti. Bu arada, gelip oteki yarim ile bana ayni anda dokunmasi tuhaf geldi. Onca insan icinde bizim birlikte oldugumuzu anlamasi yani. Biz coktan yerimizi almistik Tamara odaya girdiginde ve zaten kimse birbiri ile konusmuyordu. Bir cesit bag olusturdu ortamizda durarak, bir eli benim omuzumda, digeri 'oteki yarim'in. Dedim ya tuhaf bir kadindi. Cikarken sarildi bize ustelik. Beklenmedik 1 japon tavri daha. Birbirimize ne gordugumuzu soylerken 'oteki yarim' ile, onun 'dinazor' evet evet dinazor gordugunu ogrenmek ilginc geldi. Bunu sormaliyiz dedim, nedense, biraz aglamakli bir ruh haline girmistim ben bu arada. Yine hormonlari sucladim tabii:) Tamara'ya gore dinazor gormenin anlami ise suydu ' dinazor buyuk bir hayvan, bu sevdiklerine destek oldugunu, bunun onemini gosteriyor ayrica da hala icinde kucuk bir erkek cocugu oldugunu'...

Bu deneyimden sonra 1-2 saat kadar cikip yuruduk. Ardindan geri donduk, arkadaslarimiz da gelmisti artik. Shiatsu mu yoksa Reiki mi denesem diye dusunurken, reiki de karar kildim. Sadece kafa ve omuz bolgesine yapilan bir cesit masaja baslamadan once sordugum sorulara pek cevap veremedi ne yazik ki reiki ustam. Zaten ben yine etrafta olan bitenle mesguldum, pek bir degisiklik hissetmedim masaj sonrasi. Sirasini bekleyen 'oteki yarim' ise bir tesaduf sonucu gercek bir 'usta'ya rastladi. Ben sorularimi orada bulunan 2. reiki 'master'ina sordum tabii. Cakra noktarindan ozel konulara geldi sohbet. Bana 1 ya da 2 gunluk kurslarina katilmami israrla tavsiye etti 2. usta. Ardindan masaji biten 1. usta ile konusmaya basladik. Bana ozel gorusmemizin yararli olabilecegini soyleyerek ev telefonunu bile verdi. Dogrusu, icimdeki herseyin altinda 'neden' arayan supheci arayacagimi dusunmuyor..

Bir baska degisik deneyim ise 'inversion therapy' seansina katilan arkadasimizi izlemek oldu. Cocukken oynadigimiz leylek leylek havada'nin daha gelismis versiyonunu yani;) Kisaca, yere yatan terapist sizi ayaklari ile havaya kaldiriyor. Fakat bunu yaparken bazen pozisyonunuzu degistiriyor, bazen bacaklarinizi ve bileklerinizi bagliyor. Toplam 30dk suren 'deneyim' disaridan son derece estetik gorunuyor ve omurga sorunu olan arkadasimiz bu deneyimin ardindan cok iyi hissettigini soyluyor. Elbette bu deneyim icin, guven, rahatlama ve kendini birakma gibi benim yapamayacagim/yapamadigim on sartlar var. Bir kuklayi oynatir gibi ellerinizi, kollarinizi, bacaklarinizi siz havadayken yoneten adama guvenmek sart tabii..

Bir baska populer isim unlu rustu. Kasim ayine kadar hic bos yeri yoktu ustelik. Bunlarin disinda, ki terapisi, hint kafa masaji, cesitli taslar, gong terapisi gibi seyler de vardi. Bir kismi ise gercekten sacma (BS!!) ve para tuzagiydi. Aura profili, kristaller ile DNA aktivasyonu, yaglar ile kanser tedavisi gibi..

En son, bir sufi'nin seansina dahil olduk. Ilk once, toplam 5 kisiydik, sonra 30 kusur kisiye ciktik. Sufi felsefesinden her zaman etkilenmis biri olarak biraz daha derin birsey bekliyordum galiba ben. Once Rumi'den birkac sey okudu, ardindan zikr etmemize onculuk etti 'rehber'imiz. 'Allah' diye zikr etmek odadaki cesitli dinlerden insanlara biraz tuhaf geldi once ama 'rehber'imiz acikladi her dinde ayni tanri'nin adi olduguna bunun. Sesini her zaman buyuleyici buldugum ney'ini calma firsati olamadi ne yazik. Nerede toplandiklarini sordum, veda ederken. Bana adresi, saati verdi ve giderken omuzuma dokunup 'eger gidersen boyle olmasi gerektigi icinmis demek ki' dedi bir de son derece mistik bir tavirla:) Icimdeki 'lost' fanatigi 'see you in other side brother' demek istedi ama engel oldum:)

Gune hep birlikte gittigimiz harika bir aksam yemegi ve festival degerlendirmesi ile son verdik. Aklimda kalan ve en etkileyici buldugum ise konustugum herkesin egolarindan siyrilmayi basarmis olmasiydi.. Tum dinlerin, felsefenin, ogretilerin ortak hedefi olan, 'ego-less' bu insanlarla tanismak, zaman gecirmek bile basli basina bir deneyimdi. Bakalim, bu persembe sufi dergahina gitmem gerekiyor muymus, gorecegiz...

15 Mayıs 2009 Cuma

Cuma

hep en sevdigim gun olmustur. Bugun yine cok guzel.. Dun herseyin agir geldigi gunlerden biriydi, aksam annem 'ayar' verdi. Duzeldim:) Oyle kendinden beklenmeyecek onerilerde bulundu ki aglamak uzereyken gulmeye basladim, hala da gulumsuyorum onerilerini dusundukce:)

Olacagina hic ihtimal vermedigim birseyin olabilecegi mesaji geldi sonra, daha da hafifledim. Kendi yarattigim labirentlerin birden cikislari gorunuverdi!

Yarin cok zamandir gormedigim bir suru kisi bize geliyor. Ne zaman birilerini agirlayacak olsam hep strese girerim ama bu kez cok rahatim. Cok eglenecegiz biliyorum. Cok iyi bir yaz olacak onu da biliyorum.



Dedim ya bugun cuma ve benim en sevdigim gun.. Gerci bilge 'pooh'un dedigi gibi, 'bugunun guzel bir cuma olmasi icin cuma olmasi yeterli'!

Blog Listem

Powered By Blogger

Hakkımda

Fotoğrafım
The fact is always obvious much too late, but the most singular difference between happiness and joy is that happiness is a solid and joy a liquid. ~J.D. Salinger